31 Mart 2011

ne çok gitmeler vardır ömrümüzde...


"Neden sustuğunu bilenler, neye ve niye sustuğunu da bilebilenlerdir. Susturulduğu için susmaksa, Adem'e bahşedilen kelimeleri hapsetmenin ağır bedeli olarak kıstırılmış bir akrebin, kendi kendini zehirlemesidir.."

****
"Ne çok gitmeler vardır ömrümüzde ve ne çok çakılıp kalmalar olduğu yere. Seyredilen bir film, okunan bir kitap, bir şiir, haber bültenlerinde gördüğünüz annenin; yavrusunun üzerine kapanarak yaktığı ağıtları duyuyor olmanın akabinde, çekip gitmek dürtüsünün hummalı fırtınalarına kapılır da sürükleniverir insan. Ardından, alışılmışlıklar zamkının kerpeten parmaklı pençeleri, kahrolası kirli tırnaklarını sımsıkı geçiriverir bedeninize de yine çakılıp kalırsınız olduğunuz yere..."

****

"Saatine baktı, epeyce geç olmuş dedi "yaşamak" için... Ne de çabuk gelmiş "ölmek vakti"..Sonra tereddüt etti, yoksa henüz erken mi?
Saatime baktım, hayır dedim, daha var...
Nefes aldığın sürece vakit geç değil "yaşamak" için . Olsun dedi, yoruldum!
Beklemek istiyorum...Burada...İşte tam da burada..."

Selim Şevkioğlu(cemaat)

8 yorum:

αѕαннαяα dedi ki...

Gitmek istiyorum bende. Tüm yorgunluğumu atana kadar, yorgunluk veren herşeyden uzaklaşmak istiyorum...

göçebe dedi ki...

asahhara,
gerçi
"gitmek dediğin;
hemen şurası.."
demiş ya şair..
kendinle olduktan sonra nereye gitsen aynı...

Nehir İda dedi ki...

Gitmek! Bildiğim dilde kullandığım kullanabildiğim hiçbir sözcükle açıklayamam hissettirdiklerini.

göçebe dedi ki...

nehir ida,
sayfalar dolusu anlatılmak istenen bir duygu nasıl oluyor da bir tek kelimeye sığıyor bu da işin başka bir boyutu...kelimelerin böyle bir gücü var işte..bazen bir kelime bütün cümleleri anlamsız kılabilir...

hazan dedi ki...

"Kendinle oldukdan sonra nereye gitsen ayni"
yukardaki yorumlarin birinde yazmissiniz.

kacacak yer yok desenize, cabalar bosuna

göçebe dedi ki...

hazan;
gerçekten de öyle be hazan, kendinle olduktan sonra, istediğin yere kaç...olmuyor,hep yerinde sayıyorsun:(

Hüseyin Güven dedi ki...

"gidiyor ellerin, gidiyor sesin, gidiyor nefesim ama hepsinden önce sen gidiyorsun" çalıyor şimdi radyoda...
halbuki ben "tedbil-i mekan"da ferahlık vardır hakikaten diye yazacaktım. aynı oda aynı duyguları sıkmaz mı üstümüze bir kurşun gibi... o yüzden hani bazen bir tatil dağıtır ya kafaları; işte o misal, gitmek lazım şehirden uzak kasabalara. yolda selam verecek bir tanıdık kalmayıncaya kadar varmadık demektir gitmemiz gereken yere.
yoksa kalırsanız umutla beklemeye devam edersiniz ta ki gerçek diyara gidene dek!

göçebe dedi ki...

hüseyin güven;
gitmek bazen kendinden ötelere...
tanıdık dostları ardımızda bırakmak...o bile bazen işe yaramıyor, çünkü kendinden kaçamıyorsun ne yapsan da....

sonunda bir gün herkes gerçek diyara gidecek nasılsa, dilerim o gün nefes alanlardan oluruz inşaallah..

teşekkürler kardeşim, selametle..