29 Eylül 2010

belki üstümüzden bir kuş geçer...


Değişti herşey..Herşey değişti...Değişmeyen tek şey sevdalı yanım...Şimdilerde
eskiciden alma, antikadan bozma, yeni yetme düşlerle birlikte   yaşıyorum.. Büyütüyorum yüreğimdeki çocuk sevdaları; herşeye inat...
Kırmızı biskletli haylaz güneş, yedi rengin cümbüşüyle kendinden geçmiş salına salına  dolaşan gökkuşağı...Tıpkı ilk günkü gibisiniz...Ya yağmurun elleri....ah, nerdesiniz?...
Sahi ne de güzel göz kırpardınız öyle; alıp benden beni...

Gökyüzünün kucağında ninnilerle uyuyakalmış serçecikler...
Toprağın biricikleri; papatyalar...menekşeler...gelincikler...Görün beni de,  beni de duyun, bakın size el sallıyorum...Durun gitmeyin !  Beni de bekleyin e mi?  Hüzünler ırmağında ıslanmış yüreğimi  sonsuzluğa asıp  hemen geliyorum....

yazan/derin
zaman ve yer/29.05.2010.(düş sokağı sakinlerinin bahçesi...)

****
şimdi asıl  hikaye şöyledir;  "derin" bir öğle üzeri dinlenmeye çekilmişken,  gözlerindeki uykuyu farkedip  hadi siz gidip biraz dolaşın diyerekten  uykusunu başından savan,   sonra da  bahçede aylak aylak dolaşmaya çıkan,  bu arada da kağıdı kalemi de gizli bir hazine gibi hep yanında taşıyan  düş meraklısı "derin"  bu arada uçuş denemelerine   kalkışmıştır....sonu hüsranla bitmiştir ama derin bu işten hiç vazgeçmemiştir,  çünkü kaybedecek bi şeyi yoktur ve sonunda " uçuş denemeleri"ne devam etme karar alır...
işte bu satırlar  o uçuş denemeleri sonucu  ortaya çıkmış satırlardır...ve  sonunda da nasıl olduysa bunları bi güzel derleyip toparlayıp  post haline getirmeyi başarabilmiştir....ve daha bir sürü düşleme notları bu uçuş denemeleri sayesinde derlenip toparlanmayı beklemektedir :)...
bu uçuş denemelerinin devamı gelebilir mi derseniz?...gele de bilir gelmeye de bilir derim...bu "uçuş denemeleri" toplanıp çöpe de atılalabilir,  bu "derin"in  paşa gönlünde oturan keyfinin kahyasına kalmış bir şeydir:) ne de olsa zamane insanı  işte,  ne yapacağı belli olmuyor :)..böyle işte, yani hikaye asıl bundan ibaret...
olan biten  hepsi bu...

"derin"im  o değil de   belli mi olurbelki üstümüzden her an bir kuş geçebilir :)




28 yorum:

đerkenαя dedi ki...

Derin'im,

Ahh ne güzel satırlar, sevdim ben bu uçuş denemelerini :) Gelsin devamı..

Birde bu, Belki üstümüzden bir kuş geçer... Kalbi kırık anıları anmama vesile oldu, Teşekkürler..

Remla dedi ki...

Belki yanınıza düş-ebilir:) Benim düş-müştü:)

belh dedi ki...

bence derin uçuş denemelerine devam etsin, bizimle de bu denemeleri paylaşmaya devam etsin.

bi de ben her an bir kağıt kalem taşısam yanımda da, özellikle gece yatağımdayken aklıma gelen sözcükleri unutmadan kağıtlara dökebilsem. O anda tembellik çöküyor ama üzerime. Daha sonra hatırlayabildiğim kadarını yazabiliyorum, bi de işte gün içinde anlık yazma hissiyatımla yazıp döktüklerim..

AyŞeGüL dedi ki...

Bana çocukluğumun kahramanı HEİDİ'yi hatırlattı bu yazı nedense.. Serçecikler,gelincikler,menekşe.. Çok hoş olmuş.Keyifle okudum. Yüreğine sağlık DERİN.Sevgilerimle :)

derin dedi ki...

derkenar,
güzel insanı'm sağolasın..seviyorum galiba böyle yazmayı, ne biliyim..çocuk edebiyatı hep ilgimi çekmiştir zaten...
ve uçuş denemeleri evet...çok oldu böyle uçma denemelerim....hayal dünyasından çıkamıyorum bir türlü:)

teşekkür ederim:)
sevgiyle...

derin dedi ki...

remla,
aslında ben de çok gördüm öyle kuşları...hepsinin yaralarını temizledim sardım...ve tekrar uçmayı denediler ve hepsini gökyüzüne saldım...:)

umarım iyi olur her şey hayatınızda..
teşekkür ederim:)

derin dedi ki...

belh,
bu kağıt kalem meselesi, biraz abartsam da...her an bir cümle ya da bir konu aklıma gelir onu kağıda mutlaka düşmeye çalışırım:)..ha sonra hepsini yırtarım o ayrı:)

teşekkür ederim:)

derin dedi ki...

ayşegül,
teşekkür ederim,
dediğim gibi çocuk edebiyatını severim, ve yazılarıma da o çocuk ruhunu nacizane yansıtmaya çalışırım:)

ben iflah olmaz bir uçuş denemesi kahramanıyım, gördüğünüz gibi sürekli aklım bi karış havada:))

sevgilerimle:)

Remla dedi ki...

Ben kuşlara dokunamam ki.. Düş-lere dokunurum.. Sizin yanınıza düş-en de bir düş-ünüz olsun istedim:) Hem iyileştirmeniz de gerekmez.. Olsa olsa, elinize alıp seversiniz.. Ne de olsa sizden sizedir..
Hayatımla ilgili temenninize gelince.. Ne olursa olsun, başımızın üstünde yeri olacak..:)
Teşekkürler..

derin dedi ki...

remla,
düş dedinizde zor mesele aslında düş kurmak, bizimki sadece düş içinde düş kurmak...bahar dallarına astğım düşler vardı mesela..içinde can kuşları...bir uçan bir daha da yüzümüze bakmadı..ama buna rağmen biz
güzel gördük yine de, güzel düşündük, güzel düşledik; ama hiç düşmedik umutsuzluğa...ve hiç düşmedik yalnızlığa...ve gökyüzüne bakmaya devam ettik...

teşekkür ederim güzel yorumunuz için:)..bizim de her zaman için başımızın üstünde yeriniz var...ve de kurulacak düşlerimiz, ortak olmanızı dileriz:)

baki muhabbet ile...
teşekkürler...

Ruh ve Mana dedi ki...

Uçuş denemeni ve uçuş denemelerinin hikayesini çok sevdim,çok doğal anlatmışsın..

derin dedi ki...

ruh ve mana,
teşekkür ederim, beğenildiğine sevindim:)

Eylül dedi ki...

çok güzel gerçekten ..

ama fazla 'düşsel ' yaşamak , hayatın reel kısmında zorlanmanıza yol açıyorsa , tehlikeli bence .

hani pembe gözlükleri çıkarınca , mesele başka oluyor.Fazla ümitvar olmanının zararlı olduğu kanısındayım .yani hep böyle düşünmüşümdür, sonrası için ...

Hayat; ne Heidi nin yürüdüğü yollara benzer ne de 'polyanna'nın gülüşüne :)

derin dedi ki...

eylül,
ya aslında mesele o değil..benim asıl meselem; yazmak..yazmak..ve yine yazmak...hep yazmak...hikaye yazmak..denemeler..şiirler(o konuda pek başarılı değilim gerçi)...
yani mesele pembe gözlüklere dünayaya bakmak değil de..şu griye dönüşmeye yüz tutmuş duygularımıza, hislerimize bir parça "bal çalmak" hesabı duygularımızı canlandırabilmek..ne biliyim bir parça çocuk penceresinden bakabilmek asıl meselem...bu hep beni yazmaya iten portatif düşünceler işte....
hasılı göğe bakma durağında gökyüzünü keşfetmeye devam:)

Eylül dedi ki...

bencede siz göğe bakın :) belki bir kuş geçer :))

derin dedi ki...

eylül,
:)))

derin dedi ki...

şimdiki aldığım bi haber göre göğe bakma durağından bakanlar gökyüzünden sürü sürü kuşların geçtiğine şahit olmuşlar:))..ama bu bildiğiniz kuşlardan değil tabi..göçmen kuşlar bunlar:)..hazan mevsimi geldi ya hani...hüzün mevsimi mi demeliydim yoksa...

Eylül dedi ki...

derin ya , ben artık o kuşlara aldırmıyorum :) Malum , hayat fani ölüm ani :) Kuşları bırakalımda özgürce uçsunlar ..Hüzüne kanat çırpsınlar ... elbet döner mesvim İlkbahara ...(volume:1 , ümit var olmak :))

yani bu kadarcıkta olsun dimi ümidimiz :)
Ha bi de sapanla avlanan kuşlar vardır ,aklıma geldi az önce :)

derin dedi ki...

eylül,
sapanla avlanan kuşlar mı?..içimi acıttın şu an biliyor musun:(..

küçükken bunlara çok rastlamıştım...çok içsel bir canavarlık bu...kim bu sapanı icat eden akıllı acep?

cecil dedi ki...

:) sabahlara günaydın efendim.
demem o ki ; bu hayatı üç kişi yaşıyoruz..
kendimiz
keyfimiz ve kahyası :))))
"belki üstümüzden bir kuş geçer ,kanatları senin ellerinden...

derin dedi ki...

cecil,
günün aydın ve de güzel olsun inşaallah:)
kendimiz, keyfimiz ve kahyası...güzeldi bu:)...bi de dış mihraklar var tabi:)

severim "yüksek sadakat"in şarkılarını..özelllikle "döneceksin diye söz ver" adlı parçasını:)

cecil dedi ki...

bu kadar ortak noktaya... ne denir..?sen biliyormusun :))) ben bilmiyorum bulamadım sözlüğümde henüz yok :)

git özlet kendini döneceksin diye söz ver..
dinle uzaktan çalan şarkı hicazdan ,yaktık seninle biz bir yangını yeni baştan..
bana nolur ellerini ver gideceksin ama yine gel..dönekceksin diye söz ver..
güneşin ufka değdiği yer.. oraya git ama yine gel..

derin dedi ki...

cecil,
kalplerimiz aynı frekansta atıyor demek ki:))

sevdiğim tınılar bellidir zaten:)...sevdiğim bir parça varsa o şarkıdan asla bıkmam (defalarca dinlesem de)..yani sevdim mi tam severim:))

cecil dedi ki...

:) valla huy edindim bu yorumlardan meşk etmeyi.. bağışlayınız :))
evet belli tarzımız sanırım..:) hani gripin de severiz mesela dimi:) durma yağmur durma ..
defalarca sevdiğim şarkıyı dinlemekten de bıkmıyorum aynı resimlere bakmaktanda bıkmıyorum.. aynı filmleri izlemektende :)))
zamana kurban etmiyoruz sevdiklerimizi sözün özü..:)

derin dedi ki...

cecil,
estağfurullah ne demek efenim biz çok memnun oluyoruz:)
sevgili güzel insan, zevkler ve renkler tartışılmaz derler ya hani, bizim renklerimiz ve zevklerimiz tutuyor sanırsam:)
mesela "gripin"...mesela "ayna"..."emre aydın"...bi de "incesaz" tınıları hele...vazgeçmek çok zor tabiatıyla:)

ne güzel de demişsin:"zamana kurban etmiyoruz sevdiklerimizi..." diye...çok doğru...
teşekkür ederim ayrıyeten samimiyetin ve o güzel yorumların için...sağol:)
sevdiklerinle hep daha güzele inşaallah:)

cecil dedi ki...

yeni yazı yok ben napimmmm :))
günaydınlar günaydınlar ..
kesinlikle zevkler tutuyor .. kesinlikle..
emre aydın nasılda içten .. nasılda ciğerden söylüyor dimi..
"alıştım susmayaaaaaaaaa"
çok zor bazen avaz avaz susmak....
demem o ki uzar gider bu ortak zevkler hissediyorum :)
ben teşekkür ederim .. satırların yansıması bende gördüğün.. hepsi bu :))

akilliigne dedi ki...

selam
güzel bir estantene olmuş...
içi dolu güzel cümleler kuruyorsun tebrikler.
"hüznler ırmağında ıslanmış yüreğimi sonsuzlığa asıp..."

öyle ya bunlar derin meseleler:)

güzel günler dileğiyle şen kalın

derin dedi ki...

cecil,
eyvallah:)



akıllı iğne,
çok teşekkürler, sağolun...
bilmukabil...
selametle...