02 Mayıs 2011

bir mim... pardon blog hikayesi...


Şimdi efenim, çok kıymetli  Güzide Dostum Sevgili Gülcan, mimleri çok sevdiğimi bildiğinden  olsa gerek, sağolsun yememiş içmemiş bize mim göndermiş;) kendisine  çok teşekkür ederek  hemen hikayeme başlıyorum.


Herkesin bir hikayesi vardır mutlaka, öyle değil mi?  Hikaye dinlemeyi  ve  anlatmayı  seven ben   hikayelerin  en çok sonunu  merak ederim(herkes gibi)

Şimdi efendime söyleyeyim, benim blog açma hikayeme gelince, şöyle ki, benim hikayem can sıkıntısıyla başladı desem yalan olmaz...Bundan 6-7 yıl önce başladı her şey.  Edebiyata düşkün olduğum için sürekli  kültür edebiyat sitelerini takip eder dururdum. Yazmaya da ta lise yıllarında günlük tutarak,  orda burda bulduğum şiirleri dergileri birktirerek başlamıştım(yazdıklarım edebi değeri olmayan çok manasız komik şeylerdi o zamanlar, şimdi de yazdıklarım pek edebi sayılmaz gerçi..)

Size daha komik bir şey söyleyeyim, lise yıllarında hocalarımızın isimleriyle başlayan akrostiş şiirler yazmışlığım çok olmuştur...Hatta sonraları üniversite de devam etmiştir bu esprili şekilde  yazdığım akrostiş şiirlerim, bu bir alışkanlık olmuştu sanırım bende, sonra bir baktım ki akrostiş şiirlerden başka bir bir şey yazamıyorum ben de  buna bir son verdim nihayetinde....

Şimdi düşünüyorum ve yazdıklarımı  zaman zaman okuyunca  kendime  gülüp geçiyorum.  Çünkü yazdığım bu akrostiş şiirlerde genelde hocalarımın kendine has tavırlarını  espri konusu yapıyordum...İşin ilginç yanı ise,  bu şiirlerden bir kaçı hala benim eski günlüklerimde duruyor olması..
Neyse efenim konu konuyu açtı ama asıl  konumuza gelecek olursak..eee şey, pardon nerde kalmıştık?..ha evet, şey diyordum,  sosyal medya diyordum...Sonra işte bir gün "körpe kalemler" diye bir siteyle tanıştım( ama şimdi çok değişmiş o site)  yazılanlara sürekli yorum yapıyordum ve bir gün yaptığım yorum nasıl  bir yorum olmuşsa artık, sitenin editörü: "yazılarım olup olmadığını varsa sitede yayınlayabileceklerini söyledi".   Lakin ben, yazılarımın sitede yayınlanacak kadar edebi olmadığını düşünüyordum ve kibarca reddettim  teklifi ama siteyi  de  takip etmekten geri kalmadım tabi.....

Günler bir su gibi akıp  geçerken ben de sevdiğim siteleri takip ede ede çok değerli bir  blogcu arkadaşımızla tanıştım  o sıralar.  Harbiden sıkı bir yazardı. Kendisi şu an yaklaşık bir yıldır ortalarda görünmüyor, nerde napıyor, hiç bilmiyorum.  Onun blogunu okumakla başladı herşey.  Onun benim gönlüme hitap  eden güzel yazıları  beni de yazmaya itti desem yeridir.  Yazılarını çok beğeniyle takip ediyordum(kulakların çınlasın Sevgili Suveyda'cım)    Şimdi nerelerdeysen, umarım herşey yolundadır...Sanırım yanlış bilmiyorsam yerel bir gazetede  yazı yazıyor da olabilir, geçenlerde gözüme çalındı da...İnşaallah bir gün  yine karşılaşrız buralarda, temennim o...

Daha sonraları blogcuda yazmaya başladım.  Blogcuda yazarken de,  Senai Demirci ve Ali Hakkoymaz gibi  değerli yazarların da mahlaslarıyla  kelimelere farklı anlamlar kattığı ve ayrıca editörlük yaptığı  "keyfincelügat"  sitesinde  ben de yazarlık ve editörlük  yapmaya başladım.  Her ne kadar ağır aksak ilerleyen  pek güncellenmeyen bir lügat olsa da ve hala  burda da yazarlığa ve editörlüğe devam ediyorum...

Sonrası bildiğiniz gibi işte peşinden blogspot macerası...Bugünlere kadar gelmiş bulunduk vesselam...
Böyle işte  efenim, bizim blog tutmaya başlama hikayemiz de....

Burdaki hikayemizde de çok değerli dostlar tanıdım, kimileriyle ağladık, kimileriyle güldük, kimileriyle mutlu olduk, kimileriyle hüzünlendik.  Velhasıl kelam  bu yolculukda çok  güzel insanlarla karşılaştım. Yazılarımı seven de oldu sevmeyen de...Kızdığım anlar da oldu,  tebessüm ettiğim anlar da...Bazen gözyaşlarımı içime akıttığım anlar da.   Bu dünyadan göç eden nadide güzel insanlar da oldu, onları da gördüm.  Bu dünyadan göçüp giden sevdiği için,  ardından sayfalar dolusu yazılanları da gördüm.. Hatta en çok böyle anlar beni  u/mutsuzluğa itti ama ben yine de bir yerlerden tutunmaya çalıştım hayata...Ne kadar başarılı oldum, bilemiyorum...

Ben burda bir "yazar" sıfatıyla yazmıyorum  aslında,  kendi iç dünyamdakileri iyi ya da kötü  satırlara düşmeye çalışıyorum. Ve bu sayfada yazılanlar da asla birine yazılmadı,   sadece kendimi kendimle sınamaya çalıştığım  ve kendisiyle yüzleşmeye çalıştığım   göçebe ruhuma yazıldı....Burda yazarken kimseyi kırmak ya da incitmek  gibi bir niyetim de asla olmadı (birilerini  de bilmeyerek kırdıysam da haklarını helal etsinler lütfen)

Yazarken, sadece  kendimi kendime anlatmak ve kendimi kendimle buluşturmaktı niyetim, sadece bu...Nereye kadar  gider derseniz...gittiği yere kadar...bittiği(m) yere kadar...
Çünkü her şeyin bir sonu vardır mutlaka..

Her şey sevmekle başlar aslında,
ve  her güzel şey bir gün solar sonunda....
Hayat işte....

***
Dipnot; mimleri benden daha çok seven birini buldum, ne güzel;) Çok heyecanlıyım ilk defa blog camiasında birini mimliyorum, hayırlı uğurlu olsun:) Pası sana atıyorum Sevgili Kadim Dost cecil..ve tabi "oksitlenmişcümleler"deki  diğer yazar arkadaşlar, dileyen arkadaşlar bu mimi cevaplandırabilirler...

36 yorum:

göçebe dedi ki...

bu ne değişiklik göçebe hanım, hani mimleri sevmiyordun, noldu peki, nedir sendeki bu değişik haller, anlayamadık yani..
"istemem yan cebime koy.." hesabı olmuş seninki tıpkı:)

Pınar dedi ki...

Çok güzel yazdığını söylüyorum göçebe.
Ben pek yorum yapamıyorum yazılara ama her daim okuyorum.Sevgiyle kal.
Sağlıkla.

göçebe dedi ki...

pınar,
teşekkür ederim sevgili pınar, eksik olma, sağolasın:)
ben de yorum yapma özürlüyümdür biraz, affetsinler arkadaşlar, okumakla yetiniyorum çoğu zaman...
sevgiler...

Gelibolu17 dedi ki...

Abdala malum olurmuş :) valla ben mimlendirilenlerdenim :)heh etiketinede gönderme yaptıktan sonra biraz gülerek,biraz utanarak,biraz sıkılarak bu yorumu bırakıyorum :)Teşekkür ederim nazik cevabın için göçebe,ayrıca hem fenamı oldu bak bu sayede ne güzel bir yazı okudum ve senin blog hikayenide öğrenmiş oldum,hoş öğrenince boyum bakim uzadımı,hımmm gidip boyumu ölçmem lazım benim,kesin bir karış uzamışımdır :)
bunun ne bana bir faydası var nede başkasına,benim hikayeminde,diğerlerininde öyle,şu karanlık puslu blog dünyasında sadece istediğimiz biraz teneffüse çıkmak,derin bir nefes almaktı ,senide buna ortak ettiğim için hiçte pişman değilim :) iyikide etmişim,iyikide blog açmışsın,iyikide aramızdasın,daha uzun yıllar gönlünden geçenleri bizlerle paylaşman dileğiyle :)
hayatın boyunca hep sevilmen duasıyla güzel insan...

"Herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin.Bunuda öğren;sevdiğin kadar sevilirsin" (Yunus Emre)

En kalbi sevgilerimi,selamlarımıda bırakıp,gidiyorum,hoşça ve dostça kal emi güzel insan,Allah'a emanet ol :)

uysalanne dedi ki...

Güzel yazmışsın.Yeteneğinin yarısı bende olsa isterdim:) ne zor geliyor bana yazmak.Keyifli bir anlatımla ,yazmışsın sevgiler

EfsuN dedi ki...

Bir veda gibi algıladım bunu nedense. Yanlış algılamışımdır değil mi? Aslında bu bir veda değil yani?

cecil dedi ki...

aynen iyi ki sevmişyormuşsun derinim :))
ya bu haksılık değilmi sadece kişsel yazanlarmı mimnleniyor blog aleminde topluca bizim oksitlerimiz mimlenmezmi yani..küstüm

hazan dedi ki...

Hikayeni hem komik hem duygulu anlatmissin, cok duygulandim, ozellikle( bu dunyadan gocup giden diye baslayan misralariniz....

göçebe dedi ki...

gülcan;
Allahtan mimi sevmiyormuşum,bi de sevsem artık nasıl yazardım ;)
o güzel temennilerin için teşekkür ederim güzel dost, sağolasın:)
sizleri iyi ki tanımışım, sen de hep mutlu ol, hep mutlu kal inşaallah..
Allaha emanetsin sen de..
sevgilerimle:)


uysalanne;
teveccühleriniz efenim estağ.
teşekkür ederim...
sevgiler benden de:)

efsun;
yok yok şimdilik burdayım ama yarını kimbilebilir...
"sen yazmayı bırak bence " diyenler için de kötü bir haber olacak ama malesef yazmaya devam:)

cecil;
üzülme ben de sizleri mimliyorum, dileyene bu mimi gönderiyorum:) dur yazımın sonuna ekleyeyim, ister misin?

hazan;
teşekkürler, içimden o an ne geçiyorsa aynen yazdım..
biraz uzun anlatmışım umarım sıkılmadan okunur...

cecil dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
cecil dedi ki...

isterim elbette :) hem öğrenmiş olurum nasıl bir şeymiş :))
teşekkürler..

Râna dedi ki...

Bundan iki üç sene evvel ki blogumda keyfince lüğattan da hoşuma gidenlerden arada aktarımlar yapıyordum:) tabi hakkı sahibine teslim ederek. keyfince lüğattaki nickinizi merak ettim doğrusu

Selam ile!

göçebe dedi ki...

cecil;
rica ederin ne demek,ne demişler; isteyenin bir yüzü kara...:)
neyse memnun olmana sevindim:)
hikayeni keyifle okuyacağıma emin olabilirsin sevgili güzel insan:)
sağlıcakla kal...

rana;
evet, 2008 yılında yayınına başladı sanırım site..başladığı günden beri "namei-nur" nickiyle yazıyorum..severek paylaşımlarda bulunduğum bir lügat:)..gerçi şimdi eskisi kadar pek güncellenmiyor, yazarlar sessizliğe gömülmüşler gibi...

göçebe dedi ki...

rana;
selam sevgi bizden de:)

Râna dedi ki...

namei-nur dan da 3-4 tane paylaşımım olmuştu:) ne güzel bir şey şimdi burda sizinle karşılaşmış olmak. Yüreğinize bereket...

Selam ile!

göçebe dedi ki...

rana;
güzel bakıp güzel görmüşsünüz demek ki:)
teşekkür ederim, teveccüh göstermişsiniz..:)
sevgilerimle..

Gelibolu17 dedi ki...

Selamm,ben geldim göçebe,nasılsın?
gecen hayrolsun,sevgiler :)

göçebe dedi ki...

gülcan;
hoşgeldin gülcan:)
iyi sayılırım, umarım sen de iyisindir?
sevgiler...:)

dipnot;şunu da söylemeden geçmeyeyim... ben "efendim" kelimesini "efenim" diye söylemeyi sevdiğim için öyle kullanmışımdır yazımda...yoksa bir yanlışlık yok yani...b/ilginize:)

gülcan bu not sana değildi:)

Gelibolu17 dedi ki...

Hayırdır göçebe'm noldu,ben anlamadım,ama bir "d" harfi için kim üzdü seni merak ettim doğrusu...Efenim demek banada yada yazmak diyim,her zaman daha hoş ve sempatik gelmiştir,özelliklede sanalda nazımın geçtiği kişilere efenim yazarım,,,,sevgiyle kal emi,hayırlı cumaların olsun,selamlar...Bolcada yağmur bırakıyorum :)

göçebe dedi ki...

gülcan;
yok bi şey ya, ben öylesine söyledim..boşver:)

sen de sevgiyle kal inşaallah..umutla...
yağmura hayır diyemeycem tabi;)
bolca selam çokca dua bi dolu teşekkürlerimle:)
sevgiler..
hayırlı cumalar...

antisiz dedi ki...

ben ilk delirmemek için blog açmıştım...

göçebe dedi ki...

antisiz;
ve bi süre sonra alışkanlık ..ve yazamamak..sonra dönüp dolaşıp aynı yere geldiğini hissetmek... delirmeye ramak kala...
sonuçta değişen bir şey olmuyor..

antisiz dedi ki...

sevgili göçebe,

yazamama olayı aslında yazmaya alıştığın ruh halinden uzaklaştığın anda ortaya çıkıyor. elin gidiyor ve kelimeler dökülmüyor. çünkü o yazan değilsin o anda; fakat yeniden biriktiğinde düşünce, ağır geldiğinde, çöktüğünde zihne imge ve ses; işte o zaman dönüyorsun. ihanet etsen de kağıda veya yazamadığını düşünsende, sonunda döndüğün yer oluyor; çünkü orası yine biz oluyoruz...

göçebe dedi ki...

antisiz;

bunu hiç düşünmemiştim aslında. okumayı bıraktığın zamanlarda da elin kaleme gitmiyor, bazen hissizleştiğini falan düşünüyorsun. böyle anlar çok oluyor. okumak yazmayı tetikliyor diye düşünüyorum. kitaptan veya herhangi bir yerden okuduğun bir cümle körelmiş duygularını yeniden canlandırabiliyor....veya yaşadığın küçük bir duygu karmaşası...
bazen bir kelime bile veya bir "an" insanın ruhunda tarifi imkansız kıpırtılar meydana getirebiliyor....
yazmak; belki de dediğiniz gibi insanı kendisi yapan tek şey....

teşekkür ederim ayrıca paylaşımınız için, ufkumu açtı desem...

Gelibolu17 dedi ki...

Göçebe,ben geldimmm,gününaydın olsun...Yada sabah şeriflerin hayrolsunmu demeliydim...sana bir Niran Ünsal-Göçebe dinletesim var birde seni MİM ledim diyesim var,dur kızmaaaa,ahh kafammm :) sen çok seviyosunya mimlenmeyi bende o yüzden geçen günkü mim eksik kalmış,onun devamını getirdim,kendim yaptım yani,senide mimledim :)
ayrıntılar için sayfama bekliyorum,beni kırmayacağını biliyorum...sevgiyle kal canım,selamlar :)
bak gelirsen sana çayda ikram ederim hem...

Gelibolu17 dedi ki...

Hehheeeehhhhh,kızma diye şarkıyıda bıraktım,kaçıyorum arkamdan terlik neyin gelemden :)

http://www.dailymotion.com/video/x54o8z_niran-unsal-gocebe-by-aluxton_music

keyifli dinlemeler olsun :)

Gürhan GÜLEZ dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
göçebe dedi ki...

gülcan;
diyor ki bu gariban boynu bükük göçebe, ismimde ne hikmet olabilir ki; bir garip göçebe işte...göçebe gelmiş göçebe gidecek bu dünyadan...
seni kırmam elbet ama, sen de beni mazur gör, gördüğün gibi işte ismim aşikar:)..yazmaya ne hacet desem...küsmezsin di mi?..küsmezsin küsmezsin ;)

ne diyim,dostluğunu seviyorum senin içtenliğini... güzel insansın vesselam:)
ruhu göçebe olan bir kuldan sevgilerle:)

selametle kal inşaallah.

şarkı için de ayrıyeten içten teşekkürlerimi sunuyorum...güzeldi çok...ismi gibi:)

göçebe dedi ki...

gürhan gülez;
hoşgelmişsin sevgili gürhan kardeş:)
yolun daha başında olmak da güzel,inşaalah uzun soluklu hayırlı olur yolculuğun:)
selametle sağlıcakla kal...

Gelibolu17 dedi ki...

Göçebe,
bak şimdi yazını okurken duygulandım biraz,sen istemiyosan cevaplama,zaten ben senin ismini seni güldürmek için yazdım :)ama bak gene olmadı ve bende hüzünlendim,yine gönlümün kıyıları sağnak yağışlı...Ruhu göçebe olan kulun sevgilerini kucaklayıp gidiyorum,sağlıcakla kal...Valla küsmedim :)sevgiler,selamlar,hem bak benim çok pis huyum vardır küsersem hiç konuşmam,hala burda durupta yorum yazdığıma göre demkki küsmemişim :)
devamı gelecek,yarın,öbürgün,daha sonraki gün,nette olduğum sürece...insan arkadaşına bir mim için küsermi?

göçebe dedi ki...

gülcan;
bırakalım bu mimleri kendi haline öyle değil mi ama; bizim gönül gözüyle yaptığımız muhabbetler bize yeter:)

ruhu göçebelikten gelme bir dost'tan sevgilerle:)

her zaman beklerim:)

Gelibolu17 dedi ki...

Selam,günaydın,mutlu huzurlu hafta sonları dilemeye geldim,hazır tamda google emmim izin vermişken...Bu ne canım ya,kendi blogumuza destursuz giremez olduk :)İki gün gene bize eziyet çektirdiler eksik olmasınlar...bende gidecem wordpressime kalacaklar bensiz :)
sevgiyle kal canım,selamlar :)

göçebe dedi ki...

gülcan;
her zamanki gibi hoş geldin:)
buraları da pek bir boş bırakmışım...boş boş bana bakıyor sayfam...biraz ilgi istiyor sanırsam...
bir de senin bu her yere yetişme azmine hayranım:)..demişmiydim bunu daha önce?
sevgiyle..:)

ihyaca dedi ki...

Gerçekten yazınızı keyifle okudum.Burada sevdiğim dost yüzleri görmek de hoş oldu.Kaleminize,yüreğinize sağlık.Okuma,yazma işini ya sever ya sevmezsiniz.Sevmeyene eziyettir sevene ise ihtiyaç.Yorumlardaki bir tespit ilgimi çekti,üzerinde düşündüm ve doğru olduğuna kanaat getirdim.Okumak,yazmayı tetikliyor.
Burada bulunmak güzeldi,Allah'a emanet olunuz :)

göçebe dedi ki...

ihyaca;
bu güzel satırlarınızla hoşgelmişsiniz:)
siz de yabancı sayılmazsınız elbette, o huzur dolu sayfanıza bi aşinalğım var; her ne kadar karşılaşmamış da olsak bir yerlerde:)
teşekkür ederim, çok memnun oldum ziyaretinize ve güzel sözlerinize:)
her zaman bekleriz inş..
Allaha emanet olun siz de..
baki muhabbet ile:)

Gelibolu17 dedi ki...

Destuuuuuuurrrrrrrrrr,gelibolu17-gülcan geldiii :)
hoşbuldum göçebe'm....!7 mayıs tarihli yorumuna cevabımdır bu benim ay ben o yorumu nassıl görmemişim,valla gözümden kaçmış yoksa kesinlikle cevapsız komazdım :)
öle etrafa bel bel bakarken gördüm tesadüfen :)

"bir de senin bu her yere yetişme azmine hayranım:).."

demişsinya,daha önce dememiştin,ilk defa diyosun,inşallah son olmaz :) hep hayran ol-kal bana emi güzel insan :)

sevgiler,selamlar olsun...kolu kanadı kırık kuşlar gibi yürekten,göçebe'ye....